Üniversiteyi ilk kazandığınızdaki heyecanı hepiniz hatırlıyorsunuzdur. Daima çok eğleneceğinizi ve çılgın bir kampüs yaşamının sizi beklediğini düşünürsünüz. Hatta geçmek bilmez üniversite öncesi o yaz. Sonra o büyük gün gelir çatar, okula başlarsınız. Ve zamanla, hiçbir şeyin hayal ettiğiniz gibi olmadığını anlarsınız. Sözümüz, üniversite kampüsü şehir merkezinden uzak olanlara elbette. Bizi, öyle Kadıköy’ün göbeğinde ya da Maçka’da denize karşı okuyanlar anlayamaz. Dağın başında okuyan, ömrünün yarısını yolda geçiren, ev-okul arası yolculuğunda iklim değiştirenler anlar ancak.
YÖK, yani Yükseköğretim kurulu 1982 Anayasası'nın 131. maddesi esasında; "Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile kurulmuştur. e kurulmuştur.



